"Kelimeler Albayım, Bazı Anlamlara Gelmiyor..."



"Kelimeler Albayım, Bazı Anlamlara Gelmiyor..."

Okunma Sayısı:394


YAZARLAR - Sema Bekdemir
Eklenme Tarihi:2018-04-11 15:37:32


Sema Bekdemir

Oğuz Atay'ın da dediği gibi, bazen yalnızca ''kelimeler'' anlatmak istediklerimizi, içerimizde yaşadıklarımızı tam manasıyla dile getiremiyor. Ancak bazı dillerde öyle güzel kelimeler var ki hem kulağa hoş gelen tınısı hem de bir cümleden ziyade derdimizin tanımı olan anlamlarıyla, dünyamıza girmek için tüm şıklıklarıyla bekliyorlar. Dil bilimi sevenler buyrun sohbete:
İsveççe ''GÖKOTTA'' sözcüğü ''kuşların sesini dinlemek için sabah erkenden kalkıp dışarı çıkmak'' anlamına geliyormuş.
Japonlar, güneş ışıklarının ağaçların arasından güçlü ama dağınık bir şekilde sızmasına ''KOMOREBİ'' derlermiş.
Çok istediğimiz bir şey gerçekleşmeden önce yüreğimiz pır pır eder ya hani, içimizi tatlı bir heyecan sarar, işte Hollandalılar bu hisse ''VOORPRET'' diyorlarmış. 
Sınıfın içine pencereden tatlı bir sıcaklık yayılıyor, ılık bir rüzgar gibi mesela ve sen mayışıyorsun, sıranın üzerinde tatlı bir uykuya dalıyorsun... Japonlar bu hisse ''YOİSHO'' diyor. Bizim dilimizdeki ''mayışmak'' kelimesiyle Japonların ''yoisho'' kelimesi tatlılıkta kıyasıya yarışır bence :)
Filipinliler bir çocuk görünce o çocuğu sevme isteğine ''GİGİL'' diyorlar. ''Filipin'' kelimesinin kendi başına ayrı bir tatlılığa sahip olmasına hiç girmedim bile :)
İspanyollar yemek yendikten sonra masadan kalkılmayıp uzun uzun sohbet edilen zaman dilimine ''SOBREMESA'' diyor. Türkçeye misafirleri uğurlarken yemek masasında konuşulduğu kadar kapı önlerinde de saatlerce sohbet etmek olarak çevrilebilir bence, hiç sorun olmaz :) 
''YA'ABURNEE'' Arapçada ''yokluğu ile yaşamanın acısına dayanamayacağından, sevdiği kişiden önce ölmeyi dilemek'' manasına geliyor. Bu kelime başlıbaşına bir film konusu diyenler seri takipleşiyor :) 
Hani birisiyle tartışırsınız, tartışma bitip de ayrıldıktan sonra aklınıza başka bir söz gelir ya, ''Keşke şunu da söyleseydim.'' durumu, işte bu durum Fransızcada ''L'ESPRİT DE I'ESCALİER'' yani ''merdiven ruhu'' anlamına geliyor. Tartışmada söyleyemediğiniz sözün, eve giderken yani tam da merdivenlerden inerken aklımıza gelmesi :)
Japonca ''AWARE'' kelimesi muazzam bir güzelliğin, kısa ve geçmekte olan küçük bir anının içimizde bıraktığı tatlı-acı hissiyat anlamına geliyor.
''HANYAUKU'': Kwangali dilinde sıcak kum üzerinde parmak uçlarına basarak yürüme hareketi :)
''WABİ-SABİ'' Japoncada doğal doğma, büyüme ve ölme döngüsünü kabullenmek demek ama aynı zamanda dünyada üzerinde çokça konuşulmuş, sade bir hayat tarzını benimseyen insanlar tarafından çokça sevilen felsefi bir terimde sayılır. Yaşamı ve bir bakıma benliğimizi olduğu gibi kabul etmek anlamına gelen bu kelime, üzerinde biraz düşünülürse bizlere çok fazla şey katacaktır.
                   
Fakat kelimelerden ve hatta cümlelerden önce, hislerimize vereceğimiz kıymeti kendi içimizde bir yerlerde onarmalı, yahut geliştirmeliyiz. Yalnız tek bir kelimeyle anlatamayacağımız hisler sonsuza dek var olacaktır belki ama böyle durumlarda da ''HİS'' kelimesinin kendi sihrine bürünmeliyiz. Hissettiklerimizi karşı tarafa kelimeler olmadan da hissettirebilmeliyiz. Çünkü insanın hisleri var olduğu sürece ne kelimelere ne harflere ne de gözlere ihtiyacı vardır. İki kişinin kalbini incecik görünmez bir çizgi birleştirir. Bu çizgiyi ışıldatmak, görünür hale getirmek dileğiyle :) 
NOT: Yalnızca birlikte başarabiliriz. 

Eklenme Tarihi: 11-04-2018

EDEBİDERYA.COM

Yazarın diğer yazılarını görmek için seçin.

HENÜZ YAPILMIŞ YORUM YOK

 

                                                             YORUM EKLE

MESAJINIZ(Max 3000 karekter)



  

Son Eklenen Videomuz

6.Ders (Altyazılı): Hikâyede Anlatıcı, Bakış Açısı, Tema, Konu, Karşılaşma ve Çatışma



Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak isterseniz e-mail adresinizi yazıp e-bültenimize üye olabilirsiniz.





      EDEBİDERYA ANA MENÜ